4 Ekim Hayvanları Koruma Günü

0
334
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü

04 EKİM DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ!

“Hayvanları ahlaken çıkarları olan varlıklar olarak gördüğümüzü iddia ediyor, ama onlara bu iddialarımızı yalanlayan biçimlerde muamele ediyoruz ” diyor, Gary Francione. İşin temeli de bu aslında, hayvanlara davranış şeklimiz, bakış açımız, öncelikler sıralamalarımız. 4 Ekim, “Dünya Hayvanları Koruma Günü”. Halbuki, her gün hayvanları koruma günü olmalı, her gün bu dünyayı paylaştığımız tüm canlıların derdi, derdimiz olmalı.

Her canlının doğuştan getirdiği, aç ve susuz kalmama, acı çekmeme, yaralanmama, korku ve endişe yaşamama, huzursuzluk verici durumların içinde olmama özgürlüğü vardır. Onlar adına bu özgürlüğü ve yaşama hakkını savunma sorumluluğu da biz insanların görevidir. Hayvan sevsin ya da sevmesin herkesin, tüm canların doğuştan getirdiği haklarına saygı duyması gerekir.

İnsan dışındaki canlılara da sahip çıkabilirsek eğer, tür ayrımı yapmadan her canlının acısını kendi bedenimizde hissedebilirsek, kendimizi onların yerine koyup onların sesi olabilirsek, dünyamız daha yaşanılası bir yer olacaktır. Ülkenin içinde bulunduğu durum, hayvanlara tecavüz edilmesini, öldürülmelerini, işkenceye maruz kalmalarını nasıl haklı gösterebilir ki? Bunun faturasını nasıl onlara çıkarabilir ve sadece bunun arkasına sığınıp onlara sırtımızı dönebiliriz ki?

Farkındalık düzeyimiz, yaşamımızı yaratır!

Hayvan hakları Türkiye’de ve dünyada son dönemde daha çok fark edilen bir konu. Bu yaşam hakkı savunucuları için umut verici. Ancak farkındalıkla bilgi aynı anda artmadığında hata yapmak da kaçınılmaz oluyor. Mesela; hayvana şiddete hapis cezası gelsin diyoruz, ama 2 yıla kadar olan cezaların para cezasına çevrildiğini bilmiyoruz. O zaman bize müjdeli haber olarak verilen 2 yıla kadar hapis cezasının anlamsızlığını bilmeden alkışlıyoruz.

Paulo Coelho Simyacı’da tek cümle ile der ki “Ne iş yaparsa yapsın, yeryüzündeki her insan dünya tarihinde merkezi bir rol oynar ve doğal olarak bundan haberi yoktur”. Her birimizin bu hayvan hakları mücadelesinde, merkezi bir rolü var. “Ben yapmasam ne olur ki? Başka yapan var” demeyelim. Her birimiz emeğimizi, sevgimizi ortaya koyalım. Dünyayı başkaları değiştirmeyecek, dünyayı hep beraber değiştireceğiz. Değiştirmeye de önce kendimizden başlayacağız.

Çocuklarınıza Öğretin

Çocuklarımız ve hayvanlar. Madem 4 Ekim, biraz da çocuklarımız ve hayvanlar diyelim. Ne anneler gördüm, çocuğuna “Dokunma, pis” diye hayvan elletmeyen. Ne anneler gördüm çocuğuna “Bak, kedi, ne tatlı değil mi?” diyerek kedi sevdiren. Ne anneler gördüm çocuğu yerden bir yeşillik kopardı diye “Ama koparılır mı o? Bak, şimdi onun canı yandı annecim. Çiçeği koparmayalım ki ağlamasın” diyen. Genel anlamda sevdirsek de sevdirmesek de çocuklarımıza hayvanlara nasıl davranacağını öğretmek zorundayız.

Çocuklarınıza evcil hayvanlara nasıl davranacaklarını öğretin. Sevgi öğretilemez belki ama davranış öğretilebilir. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmeyi öğretir gibi öğretin işte.

Kedileri nazikçe kafasından kuyruğuna doğru okşamayı,

Yemek yiyen, uyan, bir şeyler çiğneyen bir hayvanı asla rahatsız etmemeyi,

Hayvanlara sataşmamayı, tekme atmamayı, ayağıyla dürtmemeyi ve dik dik bakmamayı,

Hayvanların ayaklarını, kulaklarını veya kuyruklarını çekmemeyi,

Hayvanların yakınındayken yavaş yürümeyi ve asla bir hayvana doğru koşmamayı ya da hayvandan uzaklaşırken koşmamayı öğretin.

Hayvanları güvenli biçimde okşamayı öğretin. Kollar yanlarda olarak başlayın. Sonra elinizi yavaşça kaldırarak hayvanın elinizi koklamasına izin verin. Daha sonra hayvanın kafasının önce yanına sonra da üstüne dokunun.

Ve son olarak, özellikle sahipli hayvanlar söz konusuysa çocuğunuza bir hayvana dokunmadan önce her zaman hayvan sahibinden izin almayı öğretin.

Özgün ÖZTÜRK

Yaşam Hakkına Saygı Derneği Kurucu Başkanı

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here