Çok Mutsuzum

0
678
Çok Mutsuzum

Günaydın, nasılsın? ‘’Şu sıralar çok mutsuzum’’

Evet, son günlerde hatta yaklaşık birkaç yıldır özellikle 25-45 yaş grubunda en çok duyduğum söylem olmaya başladı.

Bazen uzun süre görüşmediğim, kendi kendime de sorduğumda ‘’Ne oldu acaba sesi çıkmıyor, şunu bir arayayım dediğimde aldığım cevapların başında geliyor. ‘’Çok mutsuzum hocam’’

Yaşam hepimize farklı değerler sunuyor. Birçoğunu da eşit olarak sunmuyor. Hatta birçoğumuza göre de oldukça adaletsiz sunuyor.

Mutluluk ve mutluluğu oluşturan veya yok edenlere baktığımızda, bizden mi yoksa karşıdakilerden mi, kaynaklandığını görmemiz gerekiyor galiba.

Son dönemlerde okuduğum her kitapta bazı güzellikleri bulduğumda paylaşmayı seviyorum. Yine böyle bir okuma sonrasında rastladığım ve artık benim için dikkatle bak artık dediğim özlü sözlerden biri de ;

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin’’

Özdeyişi olmuştu.

Gerçekten biz mi mutsuz olmaya hazırız, yoksa birileri mi bizi mutsuz etmek için karşımıza çıkıyor?

Bu ve benzeri soruların cevaplarını biraz aradığımızda kendimize ait birçok hatayı da görebilmeye başlıyoruz.

Yaşadığımız koşullar, değişmeyen değişimin hızı, sosyal ve ekonomik fırtınalar, değişen insan profili, teknolojik gelişimden kaynaklanan iletişimsizlik ve benzer nedenler bizleri mutsuz etmeye başladı ve giderek de mutsuz ediyor.

Mutlu olmanın iki yolu vardır;

Ya isteklerinizi azaltacak, ya da imkanlarınızı çoğaltmaya başlayacaksınız!

Aşırı istekler veya olması zor talepler sizi mutsuz etmeye devam edecek ve süreklilik gösterecektir. Hani şöyle bir düşünce ürettiğinizde nasıl tepki vereceğinizi bir düşünün bakalım.

Tüm yaşamınız sizi seven, sizi mutlu etmek için çırpınan, hatta yüzünüzün en ufak beden dili sızıntısından sizi mutsuz gibi gören yakınlarınızın bir gün yanınızda olmadığını ve sizi mutlu etmeye çalışan insan grubunun azaldığı ve yok olduğunu düşünün.

Biraz daha açalım konuyu;

O kadar mutlu bir ortamda büyüdünüz ki, her istediğiniz hiç aksatılmadan yapıldı, hayatınızın en mesut günlerini de yaşamaya devam ediyorsunuz.

Kadın veya erkek olmanız fark etmiyor,

Bir gün hayatınıza renk katan bir insan dahil oluyor, hepimizin başına geldiği gibi, sizin de başınıza geliyor.

Seviyor ve seviliyorsunuz, mutluluğunuz kat be kat artıyor, o kadar mutlu oluyorsunuz ki ayaklarınız yerden kesiliyor,

Bulutlar, ufuklar, mavi bir gökyüzü, her şey harika gibi… Evet gibi

Ancak bir gün o sizi mutlu eden bu canlı, evrime ve değişime uğramaya başlıyor,

Soruyorsunuz kendinize ne oldu acaba, duygularını yanlış mı besledim, neden bana böyle davranmaya başladı, neyi eksik yaptım, neyi fazla yaptım acaba, neyi eksik yapıyorum,

Sorular, sorular, sorular… ????

Hani vardı ya o sizi mutlu eden sizin çok yakınınızdaki insanlar, yani aileniz veya çok yakınınız.

Neden onlardan aldığım mutluluk primlerini hayatıma yeni dahil olan ve beni çok mutlu eden bu insandan alamıyorum acaba?

Neydi mutluluğun tarifi de ben mi bulamadım.

Her şey değişmeye başladı, Gökyüzü karardı, denizin ve bulutların rengi siyahlaştı, neden görüntüler bozuldu.

Evet, sevgili, okurlar, kocaman sorular ve size sorulan şu soruya verilen cevap.

Nasılsın?        ‘’Çok mutsuzum’’

Neden?          ‘’Bilmiyorum’’

Biliyorsun tabii ki ama söylemeye cesaretin yok, çünkü

Ne garip şey şu mutluluk,

‘’Gitti mi gider, çağırsan gelmez, gelse de de kalmaz, kalsa da yetmez’’

Birileri bizi çok mutlu edecek, çok sevecek ve hiç incitmeyecek, evet bu doğru, ancak birileri değil belki birisi sizi mutlu ettiği bir süreçte bir anda değişecek ve hayatınızda olmadığınız ve beklemediğiniz kadar mutsuz olacaksınız.

İşte hayatın gerçeği

Neden diye sorduğunuzda sebeplerini buluyorsunuz aslında.

Evet, yanlış seçimler, yanlış değerler ve olmaması gereken beklentiler.

Bizi mutsuz eden birçok olayda bizim de payımız, hatta katkımız olduğunu unutmayın.

Sebeplerini kısa zamanda ayıkladığınızda o sizi mutsuz eden her şeyin boş olduğunu, değmediğini, kendinizle yüzleştiğinizde değerli gördüğünüz bazı şeylerin değersiz olduğunu anlayabileceksiniz.

Ama bunu yapabilmek için önce kendinize güzel bir heyecan, güzel bir nefes ve güzel bir moral gerekecek, hatta motivasyonunuzu artıracak değişimler gerekecektir.

Bir de çok önemli bir şeyi göreceksiniz,

Etrafınızda sizi hep mutlu etmeye çalışan ve bunu size devamlı sizi yormadan hissettiren insanların varlığı bir gün azalacak ve yeni katılanların bu yapıda olmadığını bilmeniz gerekecektir.

Hayal dünyamız çabuk yıkılabilir, sırça köşklerimiz kırılabilir, denizde değil de bir kaşık suda nefessiz kalabiliriz. Seçimlerimizi ve geleceğimizi kurgularken aman dikkat!

Yüzünüzden gülümseme, kalbinizden umut eksik olmasın. Gününüz aydın, mutluluğunuz daim olsun.

Sevgiyle kalın, sevgiyle yaşayın,

Sinan Bayraktar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here