Fatih Sarıkaya

1
1325
Fatih Sarıkaya

“Halle Berry ile çalışmak isterdim. Çünkü saç kesimi ve yüz yapısının tam benlik olduğunu düşünüyorum.”

Ünlü saç ve makyaj tasarımcısı Fatih Sarıkaya, Suadiye’de açtığı yeni güzellik merkezinin kapılarını ilk kez biz “CaddeMag” sevenlerine açtı. Türkiye’de bir ilke imza atarak, güzellik ve güzel olmak adına ne varsa her şeyi bulabileceğiniz bu salonu, kendisiyle birlikte gezdik. Bay ve bayan kuaföründen pilates stüdyosuna, profesyonel makyaj uygulamalarından masaja ve gelin adaylarına sunulan özel gelin odalarına varana kadar, A’dan Z’ye tüm kişisel bakım alanlarını tek bir çatı altında toplamış. Tabi ki, sadece salonu gezmekle kalmadık, aynı zamanda kendisi ile keyifli bir röportaj da yaptık. “Fatih Sarıkaya” markasının yanı sıra özel hayatını, zevklerini, siz değerli okurlarımıza vereceği güzellik sırlarını da ele aldık.

CaddeMag : Fatih Sarıkaya’ya gelmeden önce Fatih’i biraz tanıyabilir miyiz?

Fatih Sarıkaya : 1982 İstanbul doğumluyum. Üç kardeşiz ve evin en küçük bireyi olarak herkesin üzerime titrediği bir ailede büyüdüm. Dolayısıyla sorumluluk almayan ve şımarık bir çocuktum. Okul hayatım kötüydü. Hatta annem okulu bıraktığımı duyunca beni dövmüştüJ Sonrasında annemin zoruyla üniversitede işletme okudum. Fakat içimde hep kuaför olmak vardı ve asıl hayat hikayem bu isteğimle beraber başladı; çünkü evden kaçtım! Aslında Bakırköylüyüm, fakat ablam Anadolu Yakası’nda yaşadığı için onun yanına sığındım ve burada kuaförlük yapmaya başladım. Sonrasında kuaför olmamın yanı sıra make-up artistliği, kalıcı makyaj ve kaş kontörü alanında da tecrübe edindim. Kısacası Fatih hayallerinin peşinden giderek “Fatih Sarıkaya”

CM: Peki, bu mesleği seçerken ailenizden size destek veren hiç olmadı mı?  

FS: Babam bana “Ne istiyorsan onu yap” diyerek bana destek oldu. Annem ise bir yıl benimle konuşmadı. Çünkü o hep masa başı bir işim olsun istiyordu. Meslek hayatımda 24 yılı arkamda bırakmış olmama rağmen, daha yeni yeni kabullendi. Fakat uzun saatler çalıştığımı bildiği için hala “oğlum yorulmuyor musun? “ diye serzenişlerde bulunuyor.

CM: 24 yıllık kariyerinizdeki kırılma noktası ne oldu? “Artık adım bir marka olmalı!” kararını nasıl aldınız ve gelecek hedefleriniz nelerdir?

FS : Aslında adım bir marka olsun diye bu yola çıkmadım. Salon açarken de ismimi koymak istemedim. Fakat arkadaşlarımın zoru ile salona “Fatih Sarıkaya” adını verdim. Çünkü sosyal yaşantımda utangaç bir insanım. Biri benimle fotoğraf çekilmek istediğinde bile çekingen tavırlar sergileyebiliyorum. Deyim yerindeyse sahne hayatı hiç bana göre değil; hep arka planda olmayı tercih ediyorum. Kırılma noktama gelecek olursak, şöyle bir olay başıma geldi; 17 senelik bir tecrübenin ardından daha da büyüyebilmek için bir bayanla ortak oldum. Fakat benim en büyük hatam, bu insana fazlasıyla güvenmek oldu. Bütün banka hesaplarımın imza yetkisi kendisinde olduğu için şirketteki tüm parayı kendi hesabına geçirmiş. Bir gün hesapları açıp kontrol ettiğimde bu acı gerçeklerle karşı karşıya kaldım. Arabam, evim, param yani sahip olduğum her şey bir anda yok oldu. İşyerimi de kapatmak durumunda kaldım. Sonrasında yeni bir yer açarak, 3 yıl içerisinde kendimi yeniden toparladım. Ancak yaşadığım bu hayal kırıklığı bana ders oldu ve beni bugünlere getirdi, diyebilirim. Gelecek planlarım arasında ise özellikle 2023 yılında salonumu yetiştirdiğim personele emanet edip Bodrum’a yerleşmek var.

CM: Mesleğin ilk yıllarındaki Fatih’e ne demek isterdiniz? Başarınızın arkasındaki en önemli güç nedir?

FS: “İyi ki sabır etmişsin ve her zorluğa karşı göğüs germişsin Fatih” demek isterdim. Her zaman söylüyorum, başarımın arkasında bir Ali ismi vardır. Ali Bey, benim ustamdı. Kendisi iyi ki var ve iyi ki hayatıma girmiş! Onun yanında bir sene boyunca çanta gibi dolaştım, desem yeridir. Her “hayır olmamış” dediğinde, sabırla yeniden saç yaptım. Mükemmeliyeti sağlayana kadar beni hep zorlardı; ama bugüne baktığımda iyi ki o günleri yaşamışım diyorum.

CM: Kendinize yeteri kadar vakit ayırabiliyor musunuz? Motivasyonunuzu ve enerjinizi toparlamak için neler yapıyorsunuz

FS: Aslında ben tam bir işkoliğim, sabah erkenden salona gelirim. Sadece Pazartesi günleri salonum kapalı oluyor. İşe gitmediğim günlerde evde istirahat etmeyi ve kitap okumayı seviyorum. Ayrıca ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçirmek beni motive ediyor; çünkü sevdiğim insanlarla beraber olmak, benim en büyük enerji kaynağım.

CM: İstanbul’da en çok nerelerde vakit geçirirsiniz? Favori mekanlarınız nerelerdir?

FS: Bulunduğum mekandan çıkmayı pek sevmiyorum. Zaten, salonum Bağdat Caddesi’ne çok yakın olduğu için burada alışverişimi yapıyorum, yemeğimi yiyorum, kahvemi içiyorum.  Kısacası Bağdat Caddesi’ndeki tüm mekanları seviyorum. Tam bir cadde aşığıyım. Şehirden uzaklaşıp, doğayla baş başa kalmak istediğim zamanlarda ise Polonezköy’ü tercih ediyorum.

CM: Hepimizin bildiği gibi kuaförler kadınlar için sorgusuz bir arkadaş ve sırdaştırlar. Sizce bunun nedeni nedir? Başınıza çok şaşırdığınız ya da enteresan bir olay geldi mi?

FS: Kadınlar rahatlayabilmek için kuaföre giderler. Çünkü kuaförde geçirilen zaman dilimi içerisinde özel hayata dair birçok konu ister istemez konuşuluyor. Bu meslek için güven çok önemlidir. Gelen müşteride ancak kendini güvende hissettiği zaman özel hayatını konuşur, bu noktada geldiği yeri tartıyor zaten. Başıma gelen ilginç olayı hemen anlatayım. Bir gün gelin görüşmesi için bir bayan geldi. Gelin randevularımız dolu olduğu için kendisine boş bir gün bulamadık. Kendisi önceden evlenmiş, sadece düğünü yapılacak. Diğer randevuları kontrol ettiğimizde ise düğün gününe aynı soyadından başka bir ismin randevusu olduğunu fark ettik. Meğerse kayınvalidesi bizden önceden randevu almış; fakat bunu geline söylememiş. Biz de geline kayınvalidesiyle aynı güne randevu vermek durumunda kaldık. Gelin de kayınvalidesine oraya gideceğini söylememiş. İkisi de aynı gün salonda pişti oldular J

CM: Müşterilerinizin size sadık kalması için neler yapıyorsunuz?

FS: Bir kere onlarla birebir ilgileniyorum. Kadınlar her zaman ilgiyi severler. Bir de 24 yılın vermiş olduğu tecrübeden dolayı kemikleşmiş bir müşteri yapım var. Çoğuyla aile gibi olduk. Daha önceki soruda belirttiğim gibi kendilerini güvende hissettikleri için hayata dair her şeyi konuşuyor ve paylaşıyoruz. Ayrıca buradan memnun ayrılmaları benim için çok önemli, bu da beni tercih etmelerini sağlıyor.

CM: Çevrenizde makyajını ve saçını beğenmediğiniz insanlar muhakkak oluyordur. Nasıl tepki verirsiniz?

FS: Tabi, yakın çevremde olduğu zaman hemen doğrularla düzeltmeye çalışıyorum.      Fondötenini yanlış kullanmışsın, kaşını şöyle şekillendirsen daha iyi olur ya da saçını bu boy kestirmelisin, gibi eleştirilerde bulunuyorum.

CM: Son günlerin yeni trendi “No Make-up” hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce popüler isimlerin stil danışmanları ile çalışması şart mıdır?

FS: No make-up, yani makyaj yapmamak bana ters geliyor. Çünkü kadınların yüzlerinde birtakım kusurlar olabiliyor ve bu kusurları kapatmak gerektiğini düşünüyorum. Bir kere makyaj kadınlar için mükemmel bir buluş. Makyaj hileleriyle burun, kaş ve dudak düzeltmek mümkünken neden makyaj yapmamak tercih edilir, anlamıyorum. O zaman tüm makyaj ürünleri piyasadan kalksın ve herkes doğal dolaşsın. Milattan önceyi yaşamıyoruz. Düşünsenize; Osmanlı Dönemi’nde bile kadınlar yanaklarını cimcik atıp kızartırlarmış, kına kullanırlarmış. Makyaj, kadının özünde vardır. Popüler isimlerin ise kesinlikle işi bilen bir stil danışmanı ile çalışmaları gerektiğine inanıyorum. Çünkü o yoğunluk ve streste kendilerini boş bırakabiliyorlar. Şahsen ünlü bir ismin saçını ve makyajını özensiz, kıyafetini de kendi tarzına uygun görmediğim zaman onu ekrandan çekip almak istiyorum.

CM: Sosyal medyalardaki “Make-up Blogger’ları” için ne düşünüyorsunuz

FS: Öncelikle make-up artisti ise elbette blogger’lık yapabilir. Hatta bende bir şeyler kapabilirim kendisinden. Fakat daha önce mankenlik ya da şarkıcılık yapmış birilerinin, eline fırçayı ya da kalemi alıp make-up artisti gibi davranarak blogger’lık yapmalarını doğru bulmuyorum. Devamında ürün satışına da geçiyorlar. Kısacası deneyim ve eğitimi olmayan kişilerin “Blogger” vasfını, sadece ticarete dönüştürmek amaçlı yaptıklarını düşünüyorum.

CM: Dünyaca ünlü isimlerden kiminle çalışmak isterdiniz? Stilini en beğendiğiniz ünlü isimler kimler? Gelin olarak en beğendiğiniz ünlüleri bizimle paylaşır mısınız?

FS: Halle Berry ile çalışmak isterdim. Çünkü saç kesimi ve yüz yapısının tam benlik olduğunu düşünüyorum. Julia Roberts’ın salaş stilini ise çok beğeniyorum. Onun dışında gelin olarak en beğendiğim isimler arasında, Lady Diana ve Merve Boluğur var. Lady Diana’nın masumluğunu, Merve’nin ise kadınsı tarzını seviyorum.

CM: Okurlarımıza makyaj hakkında şu ana kadar söylenmemiş bir sır verebilir misiniz?

FS: Benim makyajlarımda en önemli şey kirpiktir. Onun için CaddeMag okurlarına ve de benim takipçilerime şunu önerebilirim; “Asla tek tek kirpik kullanmayın”. Ya ipek kirpik ile gözün şekline özel uygulama yaptırın ya da bütün kirpiği direkt olarak kullanın, derim! Hem daha iyi duruyor, hem de daha kullanışlı.

CM: Saçlarını evde boyayan kadınlar için ne söylemek istersiniz?

FS: Kendileri boyadıkları zaman, saçta dorelik yaratabiliyorlar, saçlarını yakabiliyorlar ve de en önemlisi saçın elastikiyetini bozabiliyorlar. Ayrıca kuaför salonlarında profesyonel uygulama yapılmasının yanı sıra, kaliteli ürünler kullanılıyor. Evde boyadıktan sonra salonumuza saçını düzeltmek için gelen müşteri de oluyor. Ekstra para ödemek zorunda kalıyorlar. Onun için saçlarını evde boyamamalarını tavsiye ediyorum.

CM: Salonunuzda erkek mi, yoksa kadın müşteriler mi daha zor?

FS: Erkek müşteriler ile anlaşmak daha kolay. Kadınlar mükemmeliyetçiler ve dolayısıyla onları memnun etmek daha zor.

CM: Yeni salonunuzu bize anlatabilir misiniz?

FS: Türkiye’de bir ilke imza attık ve 6 katlı bir salon açtık. Salonumuzda 5 kat aktif olarak kullanılıyor. Kafeden pilates stüdyosuna, bay ve bayan kuaförden gelinlik ve gelin aksesuarlarının satışının olduğu gelin odalarına varana kadar her şeyi bulabilecekleri geniş kapsamlı bir salonumuz var. Bunun yanı sıra; solaryum, masaj, cilt bakımı, protez tırnak, kalıcı makyaj, kaş kontörü, ipek kirpik ve de profesyonel makyaj uygulamalarımız mevcut.

Fatih Sarıkaya’dan Kısa Kısa Cevaplar;

  • Kuru Şampuan: Saçma.
  • Organik Boya: Hamileler için olabilir.
  • Kontür: Hayat Kurtarıcı.
  • Duvak: Gelin
  • Makyaj: Rimel ve ruj.
  • Kardashians: Esmerlik
  • Ünlü Ruh İkizi: Keanu Reeves.
  • En Çok Kullandığı Kelime: Aaa!
  • Her Sabah Kalktığında Yaptığı İlk Şey: Aynaya Bakmak.
  • Her Gece Yatmadan Yaptığı Son Şey: Dua

 Röportaj: Melis Pirinçcioğlu

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here