Dr.Hakan Güveli

0
258
Dr.Hakan Güveli

FİTOTERAPİ NEDİR?

Fitoterapi en basit şekilde modern bitkisel tedavidir. Günümüzde birden fazla tanımı yapılabilir. Hastalıkların önlenmesinde ve tedaviye yardımcı olarak bitkinin faydalı içeriklerinin kullanılmasıdır. Modern fitoterapi uzmanları bitkilerin tüm içerikleri hakkında iyi kurgulanmış araştırmalara dikkat ederler. Bitkinin en etkili ve yan etki yapmayacak aktif molekülleri fitoterapide önemlidir. Fitoterapistler aynı zamanda geleneksel tıp alanının tecrübelerinden faydalanırlar. Geleneksel tıp (herbalizm) de geleneksel kullanıma bağlı bitkinin ampirik uygulamasıdır.

Bitkisel ilaç, sağlığı teşvik etmek ve hastalıkları önlemek ve tedavi etmek için bitkileri kullanma sanatı ve bilimidir. 5000 yıldan fazla yazılı bir tarihle, zamanın başlangıcından beri dünyanın birincil tıp formu olarak kalmıştır. Herbalistler, yaşamlarını şifalı bitkilerle çalışmaya adayan kişilerdir. Yerli şifacılar, bilim adamları, natüropatlar, tamamlayıcı tıp doktorları, araştırmacılar, yazarlar, bitkisel eczacılar, ilaç yapımcıları ve bitkisel çiftçiler bazılarıdır. Herbalizm tarihte birçok coğrafyada en az 30 yılın üzerinde deneyimi olan, geleneksel olarak kullanılan ve faydası görülen bitkilerin tedavide kullanımıdır. Modern fitoterapi uzmanlığı temelde bu bilgilerden faydalanır ve üzerine çağdaş, yenilikçi ve kanıta dayalı bilgilerle sağlığın korunmasına ve tedaviye yardımcı olur.

Geleneksel tıbbın kullanılmasının en yaygın nedenleri, daha uygun maliyetli olması, hastanın ideolojisine daha yakın olması, kimyasal (sentetik) ilaçların olumsuz etkilerine ilişkin kaygıların artması, daha kişiselleştirilmiş sağlık hizmeti arzusunu karşılaması ve daha fazla halkın erişimine izin vermesidir. Günümüzde bile  bitkisel kaynaklı ürünler sıklıkla kullanılmaktadır. DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ DOKTOR DEĞİL DAMDAN DÜŞEN BİLER mantığı ile modern tıbbi yaklaşımların kısıtlı olduğu birçok durumda hastalar geleneksel tedavi yöntemlerine başvurmaktadır.

Fitoterapi alanında çalışmalar son 20 yılda giderek hız kazanmıştır. Bunun nedeni eczacılık ve moleküler biyokimya alanında  hızlı gelişmeler yaşanmasıdır. Günümüzde bitki içeriklerinin tanınması, saflaştırılması ve miktar tayinleri giderek daha kolay yapılmaktadır. Her geçen gün bitkileri daha iyi tanıma yolunda adımlar atılsa da dünya genelinde bitki çeşitliliği düşünüldüğünde yolun başında olduğumuz çok açıktır. Geleneksel tıp bilgileri ışığında modern tıp uygulamaları sayesinde bir bulgu ya da hastalığa yardımcı olacak bitki molekülleri daha iyi tanınmaktadır. Aynı zamanda bitkilerin birbirleriyle ve ilaçlarla olan etkileşimleri her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Yeryüzünde yaklaşık bir milyona yakın bitki türü olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla bu konuda atılması gereken daha çok adım vardır. Bu bilinmezler diyarında tamamlayıcı tıp alanında fitoterapinin yeri çok anlamlı ve değerlidir. Yüzyıllara yansıyan geleneksel tıp bilgileri de bu konuda çok yardımcıdır ve göz ardı edilmemektedir.

Gelişmekte olan toplumlarda, bitkisel ilaçların temel bir parçası olduğu geleneksel tıp, mevcut veya uygun fiyatlı tek sağlık hizmeti sistemidir. Gelişmiş ülkelerde yeni teknolojilerle bitki bilimi dev adımlarla ilerlemekte ve her geçen gün modern tıp tedavilerine önemli destek sağlamaktadır. Hatta birçok ayaktan başvuru nedeni olan durumlarda tedavide ilk seçenek olarak görülmektedir.

Bitkisel ilaçların sağlığı tehdit etmeyen koşullarda üretildiği,  güvenli olup olmadıkları, etkili ve aktif standart bileşenleri içerip içermedikleri mutlaka güvence altına alınmalıdır. Tüketicilere ayrıca dozaj, kontrendikasyonlar ve etkinlik konusunda bilime dayalı bilgi verilmelidir. Bunu başarmak için bitkisel ilaçların sorumlu üretimini ve pazarlamasını yönlendirmek için mevzuatın küresel olarak uyumlaştırılması gerekmektedir. Bir bitki için yeterli miktarda bilimsel yarar kanıtı mevcutsa, bu tür yasalar, bu bitkilerin kullanımını teşvik etmek için uygun şekilde kullanılmasına izin vermelidir, böylece bu yararlar halk sağlığının geliştirilmesi ve hastalıkların tedavisi için gerçekleştirilebilir.

Farmakognozi sayesinde bitkilerin zararlı olabilecek toksik kısımları da daha iyi tanınmaya başlanmıştır. Bitkilerde insan vücuduna benzer primer metobolikler ve ayrıca çok sayıda biyokimyasal içerik vardır. Bu içeriklerin daha iyi tanınması etkilerinin bilinmesi sadece insan sağlığı için değil; tarım, kozmetik ve sanayide birçok kullanım alanı sağlamıştır. Bu etkili içeriklerin kimyasal formüllerin bulunmasıyla birçok kimyasal sentetik ilaç tıpta uygulanma alanı bulmuştur. Beyaz söğüt ağacından asetil salisilik asit ( aspirin ) elde edilmesi, gingko biloba bitkisinin nörolojik hastalıklarda kullanılması gibi. Bitkilerin bazılarını doğal yollar ile aldığımızda sağlığa fayda anlamında yeteri kadar yararlanamayabiliriz. Bitkilerden elde edilen ekstreler ile değişik formlarda hazırlanan destek ürünleri insan sağlığı ve vücuda yararlılığı için uygun hale getirilebilir.

Fitoterapi tamamlayıcı tıp alanında önemli bir kullanım alanına sahiptir. Bitkisel ürünler, doğru bitkiyle doğru zamanda doğru işlemlerden geçerek standardize edilerek hazırlanmalıdır. Bitkilerden elde edilen ekstrelerin standardizasyonu klinik kullanım için şarttır. Damla, yağ, krem, kapsül ve diğer formlar insan vücuduna zarar vermeyen şekilde tasarlanmalıdır. Bu konuda uzmanlaşmış kişilerce fitoterapi yapılması önemlidir; sağlıksız koşullarda uygun olmayan teknolojiyle üretilmiş ürünler etkili olamayacağı gibi vücuda zarar verir. Bu konuyla uğraşanların standart fitoterapi eğitimi alması önemlidir. BİTKİLERDE AZI KARAR, DOZUNDA KARAR VE ÇOĞU ZARAR MANTIĞI ASLA UNUTULMAMALIDIR.

BİREYE ÖZGÜ İYİLEŞTİRME VE KORUMAYI HEDEF ALAN  tedaviler günümüzde çok önemli bir hale gelmiştir. Her hasta ya da sağlıklı birey detaylı bir tıbbı değerlendirmeye tutulmalıdır. Yaşına, risklerine, eşlik eden hastalıklarına, alınan ilaçlara, beslenme ve yaşama alışkanlıklarına göre hastanın durumu belirlenir. Kişiye faydalı olabilecek bir tedavi yaklaşımı esastır, gereksiz bir uygulama yapılmamalıdır. Kullanılacak ürünler mutlaka ülkenin ilgili bakanlık birimlerinin kontrolüne tabi tutulmalı ve izinler alınmalıdır. Geleneksel tıp bilgilerine ek olarak bilimsel kanıtların varlığı da önemlidir. Ayrıca iyi bir üretim teknolojisine de sahip olmalıdır.

Günlük yaşamda doğal olarak da işleme tabi tutulmamış bitkilerin kullanımı önemlidir. Bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesi ile hangi bitkinin hangi etkiye sahip olduğunu daha iyi bilmekteyiz. Kanser için koruyucu, antioksidan etkili, iltihap giderici ya da azaltıcı ve hücre koruyucu etkiler gibi. Buradan yola çıkarak sağlıklı ya da hasta kişinin nasıl beslenmesi gerektiği de giderek önem kazanmaktadır. Fitoterapinin bir amacı da hastalıklara yardımcı olmaktan öte hastalığı önlemek ve uzun yaşam fırsatı sunabilmektedir. Birçok hastalığın insan vücudunda bağışıklık sistemini ilgilendiren bozukluklarla seyrettiği bilinir; bağışıklık sistemini destekleyen ve iltihabı azaltan beslenme ve bitki kullanımı bu konuda yardımcı olabilir.

BİTKİSEL SAĞLIK ÜRÜNLERİ VE TAKVİYELERİ GÜVENLİ MİDİR?

Otlar doğadan geldikleri için reçeteli ilaçlardan kesin olarak daha güvenli değildir. Bitkisel sağlık ürünleri ve takviyeleri “doğal” olarak tanıtılsa da, bunların içerikleri insan vücudu için tamamen doğal olmayabilir. Vücudunuzda güçlü etkileri olabilir. Ayrıca olumsuz sağlık etkilerine de neden olabilirler. Hangi bitkinin hangi kısmının kullanıldığı, toplanma ve saklanma koşulları, etkili maddenin elde edilmesi, hangi hastalık için kullanıldığının kanıta dayalı bilgilerin bilinmesi önemlidir.

SAĞLIK SORUNLARIM VARSA BİTKİSEL SAĞLIK ÜRÜNLERİ VE TAKVİYELERİ ALMAK GÜVENLİ MİDİR?

Tamamen bitkinin elde edilişinden hazırlanışına kadar olan aşamaların önerilen standartlara sahip olmasına bağlıdır. Diyet takviyeleri olarak satılan çoğu bitki güvenli olmayabilir. İlgili bakanlıkların ürüne ait tüm incelemeleri için onay vermesi gerekmektedir. Fakat bu konuda ciddi eksiklikler ve hatta kaçak sayılan ruhsatsız bir çok bitki pazarda yer almaktadır. Doğru bitki önerilen şekilde FİTOTERAPİ ALANINDA UZMAN HEKİMLERCE kullanıldığında  yan etki olasılıkları azalır. Dünyadaki geleneksel ve bilimsel literatürün gözden geçirilmesi, bitkisel ilaçların kullanımından kaynaklanan ciddi yan etkilerin nadir olduğunu göstermektedir.

HANGİ BİTKİ NE İŞE YARAR?

Tıp sadece bir bilim değil, bir sanattır. Kimse her durumda her bir birey için en iyi hangi bitkinin etkili olacağını bilemez. Bu sadece eğitimli öz-deney ve deneyimle veya klinik bitkisel ilaçlarda bilgili olanların yardımını arayarak yapılabilir. Hatta birden fazla değişik branşta tamamlayıcı tıp ile uğraşanların yardımlaşmaları gerekebilir. Durum ne kadar basitse, çözümü bulmak o kadar kolay olur. Durum ne kadar karmaşıksa, uzmanlara danışmak için daha fazla ihtiyaç vardır.

Modern tıp eğitimi geleneksel tıp eğitiminden çok uzaktır ve hatta birbirini tamamlayan değil karşıt alternatif olarak algılanmaktadır. Fakat bireye özgü bütünleyici tıp uygulamalarında değişik branşlardan bir takım halinde hastaya odaklı iyileştirme hedefli bir yol izlenmelidir. Günümüzün gerçeği bu görüşten çok uzaktır ve ciddi kronik hastalığı ve kanserle mücadele eden hastalar bu konuda zıt görüşlerden oldukça etkilenmektedir. Bu noktada her iki tarafın birlikte çalışıp en iyi tedaviyi hedeflemesi en iyi seçenek olabilir.

BİTKİNİN ETKİLİ OLMASI NEYE BAĞLIDIR?

Bitkisel tedavinin başarısı, her zaman, durumun ne kadar sürdüğü, koşulun ciddiyeti, bitkinin (ilaçların) dozajı ve uygulama şekli ve ne kadar titiz bir şekilde tedavi planlarının takip edildiği gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Ağır bir yemekten sonra, bir kaşık dolusu bitkisel karışımın gaz ve şişkinlik için kullanması 60 saniye kadar kısa olabilir ancak bir baş ağrısı için biberiye çayı içtikten sonra etki göstermesi 20 dakika; uzun süreli jinekolojik dengesizlikleri düzeltmek için aylar gerekebilir.

Fitoterapi alternatif bir tıp uygulaması değil; modern tıp tedavilerine destek olan tamamlayıcı bir yöntemdir. Günümüzde kanıta dayalı modern tıp uygulaması esastır. Dolayısıyla hastalıkların tedavisinde mutlaka bu konuda evrensel eğitim verebilen enstitü ve/veya üniversitelerden eğitimini tamamlamış FİTOTERAPİ UZMANLARI ile bitkisel tedaviler yapılmalıdır. Fitoterapi yaklaşımları tek başına medikal hastalıklarda tedavi için tek yöntem olarak algılanmamalı ve modern batı tıbbı klinisyenleri ile birlikte yol alınmalıdır. Son olarak aslında söylenecek söz “DOĞA BAŞLI BAŞINA BİR TEDAVİDİR.”

Dr. Hakan GÜVELİ

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı-Fitoterapi Uzmanı

BAU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here