Hindistan Anıları

0
141
Hindistan Anıları

Hindistan’ın Bohem ortamı herkesi büyülüyor. Beni büyülemesi için özellikle gittim.

Özellikle 3 şehri gezip oradaki tarihi eserler, tapınaklar ve önemlisi “Gastronomik Hint Yemeklerini” tadımladım.

Hangi şehirler derseniz; Önce Delhi, Jaipur, Agra, Acmer sonra tekrar Delhi ve Bahreyn üzerinden geri dönüş.

Öncelikle havayolundan başlayalım. GulfAir ile gidip döndüm. GulfAir hizmetinden gayet memnun kaldım. GulfAir, Bahreyn de kraliyet havayolu olarak çok daha iyi algılanmakta.

Uçaklar altın sarısı. Hostesler otantik kıyafetleri ve sevimli tavırları ile yolcuların kalbini kazanıyor. Ben özellikle yemeklerden gayet memnun kaldım. GulfAir’i tavsiye ediyorum. Aktarma süresinde de Bahreyn’i daha iyi tanıma imkanı buldum.

Gelelim Hindistan’a!

Delhi’yi İstanbul olarak düşünmek lazım.

Agra şehri Taçmahal için gidilmesi gerekli. Ama güvenlik ve akşam sokaklarda dolaşmak konusunda tereddütlerim var. Hayat, Ayşe Arman’ın yazdığı kadar sevimli değil Hindistan’da. Tecavüz ve suç vakaları 1,3 milyar kişinin yaşadığı bu ülkede tahmininizden fazla. Agra’da Ramada Hotel’de kaldım. Ramada hem yeni hem de hizmeti gayet başarılı. Özellikle otantik Hint Mutfağı denemesi için tavsiye ederim. Açık büfe yemeklerden buram buram Hint baharatlarını damarlarınıza kadar hissedip doyabilirsiniz.

Otelin içinde kadrolu FALCI olması bayanların özellikle ilgisini çekmekte. Odaları da tertemiz. Ama dış kapının önüne gece çıkmayın derim.

Taç Mahal, bildiğiniz üzere Şah Cihan tarafından Banu’ya olan aşkını anlatmak amacı ile yapılmış. Ne aşklar var be…sadece inşaatı 22 yıl sürmüş. Şimdiki gençlerin DM instagramdan tanışıp, Whatsapp’dan ayrıldığını düşünürsek, gerçek aşkları özlemle anmak gerekir.

Dünyanın 7 harikasından biri olan Taç Mahal; Şah Cihan tarafından yaptırılması ardından, oğlunun babasını hapse attırması sebebi ile cihan hayatının son 8 yılında hapisteki odasından kendi yaptırdığı bu özel harikayı izleyerek son dönemini geçirmiştir.

Günde 20 bin işçi çalışmış ve filler ile özel mermerler getirilmiştir. Güneşin ışık haline göre farklı renkler vermektedir. Ölmeden görülmesinde fayda vardır; diyebilirim.

Ölmeden görülmesinde fayda yok diyebileceğim yer ise Acmer – hatta fazla göreyim derseniz- ölme riski içeren şehirdir. Burası Müslümanların yoğun olduğu tapınak bölgesidir. Bölge doğal güzellikleri açısından gayet güzel. Pinkcity’yi görmeden dönmeyin. Maymunların yoğun olduğu kaleyi görmeden dönmenizi öneririm.

Bu arada Jaipur’da Parkinn Otel’de kaldık. Hizmet ve odalar gayet başarılı. Radison Grubu’nun zincir oteli.

İnekler domuzlar sokak köpekleri ve dilencileri seviyorsanız özellikle Hindistan’a gitmenizi öneririm. Yok, onlarla burun buruna gelmek beni rahatsız eder diyorsanız Hindistan’ı Ayşe Arman formatında uzaktan yaşayabilirsiniz.

Benim yaşadığım pek çok anı oldu. Bunlardan bir tanesi özel araç şoförümün yolda trafiğe takılmamak amacı ile otobanda tersten tek yöne girmesi oldu. Bu Taç Mahal’de yaşadığım adrenalinden kat kat fazlaydı, diyebilirim. Karşıdan gelen kamyon ve tırlar ile çarpışarak ölmemek için diğer seçeneğim yanımdaki şoförü etkisiz hale getirmek veya kapıyı açıp atlamak gibi alternatifleri düşünme imkanım oldu.

Yahudi mutfağı Hint mutfağından beni kurtaran mutfak oldu. Özellikle ishal olmamak için ne zaman ve ne kadar yiyeceğiniz konusunda tecrübeli değilseniz, Hindistan’da  uzun taharet hortumları  ile tatiliniz zehir olabilir.

Bereket Hindistan’ın en ünlü yönetmeni Prassad ile evli ünlü yapımcı Başak benim için Chenai’den kalkıp geldi de, Türk Misafirperverliği’ni gösterdi. Yoksa benim eşime kalsa sürekli Temple ziyaretleri bitmeyecekti. Bir baktım onlar tapınaklarda, ben elimde fotoğraf makinası ne kadar yılan, maymun, dilenci, domuz, öküz, deve varsa fotoğraf çekiyorum.

Yılan oynatıcısı ve Hint fakirleri ile hiç bu kadar yakın olmamıştım. Hijyen mi? Hindistan’da sokaklarda bu kelime kullanılmayalı 4000 yıl olmuş.

Neyse en çok hoşuma giden yerlerden biri de Asya’nın en büyük kulesi olan Qutub Mina oldu. Burayı özellikle çok beğendim. Güvenlik görevlisinin gelip fotoğraf makinamı alıp güzel çekimler yapıp sonra da bahşiş istemesi ilginç geldi.

Bu ülkede PARA kazanmak, ineğe saygı kadar önem verilen bir konu. Bu arada inekler, öküzler bu kadar saygı gördüklerinin farkındalar mı bilmiyorum.

Hinduizm hakkında bilmeniz gerekenler bu ülkeyi anlamınıza yardımcı olacak diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Sadece kafanızın karışmasına katkıda bulunabilir. Hinduizm’de Tanrı sayısı aşağı yukarı 1 milyondur.

Reenkarnasyona inanılmakta. Yoga önemli bir meditasyon.

Bu arada Gurur duyulacak Hindistan’daki en iyi yer Türk Konsolosluğu. Orada bizi Türkiye temsilci ateşesi Büyükelçilik Müsteşarı Ümit Alparslan Kılıç ağırladı. Ümit bey genç, dinamik ve ülkemiz için bir şeyler yapmak arzusu ile yanıp tutuşan biri. Gastronomi Turizmi deyince bakış açısı değişti. Kendisinin yardımcısı Angelina Ambrose zaten Gastronomi Turizmi Derneği hakkında kendisini önden bilgilendirmiş. Ümit bey, hemen gerekli yerleri aradı ve GTD başkanının yeni Delhi’de olduğunu bilgilendirdi. Özellikle Alaturka Restoran yatırımcısı Gaziantepli Sercan Ünsal kardeşimiz ile dostluk temellerimizi kurduğu için teşekkür ederim.

Konsolosumuz Şakin Özkan Torunlar ‘a Delhi’de başarılar dilerim.

Türkiye Gastronomisi ve Turizmi ile ilgili ay sonunda önemli bir etkinliğe imza atacaklar. Önümüzdeki dönemde Delhi’de ALATURKA gibi tertemiz yeni Türk yatırımcıları olmalı.

Gelelim Alaturka’ya!

İstanbul’un Kanyon AVM’si gibi olan en prestijli AVM’sinde (ve toplamda 4 lokasyonda) Sercan kardeşimiz ALATURKA adında Türk Mutfağını temsil eden tertemiz fastfood, Türk Restoranları açmış. Bu ülkede bu kadar temiz ve lüx bir AVM olması inanılmaz. Bu AVM (City Walk)’nin en iyi yerinde bir Türk restoranı olması ayrıca inanılmaz.

Bu arada Sercan Ünsal kardeşimizi tebrik etmeden geçemeyeceğim. Bizi orada çok iyi ağırladı. Kendisi İndia Çarşı grubu lideri. Koyu Beşiktaşlı. Bu arada İndia Çarşı grubu 3 kişiden oluşuyormuş. Ben de orada öğrendim. Ama olsun; O da bir başlangıç. 1,5 milyarlık Hintliyi Beşiktaş taraftarı yaparlarsa bu önemli bir kazanç da olabilir.

Şaka bir yana Sercan çok sempatik, zeki ve dolu dolu yaşayan akıllı bir Türk Girişimcisi. Hindistan’daki en güzel boşluk olan “kaliteli yemek” boşluğunu bulmuş ve doldurmaya başlamış. Bizim mutfağımız Hint mutfağı ile kıyaslanmayacak özelliklere sahip ki bana göre çok daha üstün. Sadece bulgur dan 330 çeşit yemek yapabilen TÜRK MUTFAĞI’ndan Hint Mutfağının öğreneceği çok şey olduğunu düşünüyorum. Sercan kardeşimiz bizi orada dünyanın en iyi çaycısına götürdü. TİMES’da kapak olmuş olan bu Japon Çaycısı Citywalk, AVM içinde yer alıyor ve aynı Sercan ‘ın mekanı gibi buraya da Hindistan’ın sosyetesi gidiyor. Burada beni çok iyi ağırladılar. Beni şok eden önemli bir konu ise çayı demledikleri çay demliği Korkmaz marka olmasıydı. Al sana “İncredible İndia” olayı…

Sevgili arkadaşımız Arzum’un sahibi Murat Kolbaşı’nın Çin’deki başarılarının yanı sıra Hindistan pazarında da büyümesi için bu yeterli sanırım.

Neyse Hindistan’da en önemli teşekkür ise beni eşimle ağırlayan yakın arkadaşımız Monisha Gupta’ya. Monisha tam bir işkadını. Hindistan Monisha’dan sorulur. Kendisi tüm sıcak kalbi ile evini bize açtı. Eşim ile beni çok iyi ağırladı. Turizmci olmasının yanı sıra inanılmaz sempatik ve samimi. O kadar iyi ağırladı ki; Hint geleneksel yemeklerini sıra ile tattırırken bir anda kendimizi Hint Kostümleri ile fotoğraf çektirirken bulduk. Evde 6 kişi yaşıyorlar. Kapı güvenliği hariç 5 Personel çalışıyor. Oturdukları ev 10 milyon dolarlık bir malikane…

Ama esas ilginç konu Monisha’nın babası KK Gupta. Benim için çok kıymetli bir soru sordum; soru; “bu fakir ülkede BAŞARILI olmayı nasıl başardın?”

O sırada Baba Gupta gözyaşlarını tutamadı.50 Rupi ile Delhi’ye geldiği günüleri hatırladı. O ağlayınca biz de dayanamadık tabii ki…

Neyse o akşam bizler için unutulmaz deneyimler gecesi oldu. Ertesi gün de sağ olsunlar Gupta ailesi, bizi mükemmel ağırlamaya devam ettiler. Şimdi ben 4 dört gözle Monisha’yı bekliyorum. İstanbul’a gelsin de Türk Misafirperverliği neymiş biz de ona gösterelim.

Hindistan anıları aslında çok daha uzun ama ben burada ilk partiyi kapatayım kabak tadı vermesin. Sonra Rocky filmi gibi 1-2-3 ilerleriz. Delhi’de kaldığım otel Welcome Hotel DWarka (ITC’s Hotels).

Ama şunu özetlemem gerekirse bizim sokaklarımız ülkemizde Hindistan’a göre hem temiz hem daha güvenli.

Buradan Belediye ve Emniyete teşekkürü bir borç bilirim.

Avrupa’ya gidince ülkemizi eleştirmeye alışanlar, arada Hindistan’a da gidin.

Gürkan BOZTEPE
Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here